29 Mayıs 2007 Salı




dağ mahallesinden görüntüler...























































18 Mayıs 2007 Cuma

17 Mayıs 2007 Perşembe





Esenli Köyü Derneği'nin tabelası

















16 Mayıs 2007 Çarşamba

BIRIBIRI


Köyümüzün en sevilen kişilerinden biri, değil mi?
Kendisinin buraya taşınmasında kesinlikle bir alay etme unsuru söz konusu değildir. Köyümüzün en çok sevilen, neşe kaynaklarından birinin buraya taşınması gerekirdi zaten, değil mi? BIRIBIRI, BİRİBİRİ, BİLİBİLİ artık aklınıza gelen her ismi ona diyebilirsiniz(itiraf ediyorum ki adını bilmiyorum :( )

Bir arkadaşım demişti ki aynen Arnold Swahtsneger'e benziyor, dikkatli bakınca şaşırtıcı benzerlik benim de dikkatimi çekmişti. Sizce de benzemiyor mu?


Bir de resimlerdeki verdiği pozlara bakın, ne kadar karizmatik değil mi? Gerçekten çok güzel kareler...

Bakın, ne masum bir görünüş, ne masum bir gülümseme, köyümüzün neşe kaynağı aslında, elinde her zamanki değneği var gene... Kızdırırsanız da peşinizden bir kovalar ki sormayın...


















15 Mayıs 2007 Salı

Kara Demlik



Köyümüze gittiğimizde, hepimiz tarlalara bahçelere gideriz... En vazgeçilmez tutkumuzdur "ÇAY"... Geçeriz bahçemizin bir köşesine, sağdan soldan çalı-çırpı toplar başlarız üflemeye.... Bir de değirmende "bilinen şeyi" tutmayanların ateş yakamayacağı söylenirse de bunun doğruluğu pek kesin değildir. Üfleye üfleye tutuşturulan ateş resimde gördüğünüz gibi başlar yanmaya ve koyarız üstüne KARA DEMLİK'i... Başlar suyumuz fokurdamaya... O ateş kıpkırmızı yanarken biz bir yandan da başlarız soframızı kurmaya. Soframız öyle lüks değildir yani, hepimizin sofrası da aynıdır zaten... Ondan sonra


üzerimizdeki yorgunluğu atmaya başlarız ve iştahla girişiriz yemeye. Eskiler der ki, Kişinin çalışması yemek yiyişinden belli olur. Hızlı hızlı yiyorsa yemeği işi de hızlı yapar demektir. Ben, bu yüzden yemeği çabucak bitirmeye bakarız, iş vakti gelince beni ara ki bulasınız, aslında hepimizin yaptığı da bu değil mi? Şimdi yanda gördüğünüz sofrada olmak vardı, değil mi?










14 Mayıs 2007 Pazartesi

Sis Dağı


Adına kimbilir kaç türkü yakıldı, canınız sıkıldığı zaman az mı geçtiniz karşısına bir sigara, bir bardak çay içmeye, kapıları bile ona doğru açtınız, başı hep dumanlıydı ki Sis Dağı dediniz adına... Hayret yine birkaç kez gösterdiği gibi yine açmış başını, nasıl da gülümsüyor bize, değil mi?

Sis dağı, köyümüzün her yerinden en güzel haliyle görünür. Yüksekliği yaklaşık 2200 metre olup bölgemize hakimdir. Her sene yapılan şenlikleri ise birçok turiste ev sahipliği yapmaktadır...

İki farklı Sis Dağı fotoğrafı, biri Gazioğlu Halit'in evinin üstünden (ilk fotoğraf) diğeri de Tenkeli Kıranı'nın ordan çekilmiş.


Sis Dağı'nın başında da
Dumana bak dumana
Bütün arkadaşları
Bekliyoruz horona


Sis Dağı'nın başları da
Püfür püfür eseyi
Buban bu yıl kurbanı da
Çifter çifter keseyi

Oy sevdiğim oy...

Değirmen1



Köyümüzün tarihi değirmeni, Sis Dağı'ndan gelen sularla inşa edildiği günden bugüne kadar çok hizmet vermiştir. Ancak, hemen yukarsına kurulan küçük baraj yıkıldığı için değirmen şu anda çalışamamaktadır. Ana Gölü'ndeki bariz alçalmaya neden olan, derenin azgın suyu, değirmenimizi de kullanılamaz hale getirmiştir. Dereye giden yola kum dolması gibi nedenlerle çalışmayan değirmenimize köylülerin artık bir el atması, imece usülüyle de olsa değirmenimizin tekrar faaliyete geçmesi için destek olmanızı beklemekteyiz...

13 Mayıs 2007 Pazar

ALİ KÖPRÜSÜ



Esenli Köyümüzün nadide yerlerinden birisi de bu köprüdür. Köprümüzün adına ALİ KÖPRÜSÜ derler ben de o adı kullanacağım. Rivayet olunur ki köprünün bacağında hazine gizliymiş bunu öğrenmişler, köprünün bacağındaki açıklıklar da bu yüzden gerçekleşmiş.

Köyümüzün en güzel yerlerinden birisi olan köprümüzüm mimari değeri de oldukça yüksektir. Kemer köprü deremizin üstünden geçerek Esenli Köyü ile Hamzalı Köyü'nü birbirine bağlar.

Blogger tarafından desteklenmektedir.